a
a

Emma Marie

and

Roko Button

15. October 2018.

at 7 o’clock in the evening
Villa Macadamiana second at Marianberg
Hilltop Dr Menomonee Falls, WI 53051 US

yukarı
Image Alt

Blog

  Birçok fotoğrafçı sadece merkezdeki netleme noktasını kullanır. Öncelikle merkezdeki netleme noktasını kullanarak netlemeyi gerçekleştirir ve sonrasında kadrajını yeniden ayarlar. Bu ise az da olsa netleme mesafesinde kayma yaratır. En ideal çözüm kadrajımızda netleyeceğimiz yere en yakın olan netleme noktasını kullanmak ve netleme yaptıktan sonra kadrajı mümkünse hiç değiştirmeden ve bekletmeden fotoğrafı çekmektir. Günümüzde dijital fotoğraf makinelerinin ISO başarımı oldukça iyileştirilmiş durumda, bu da bize düşük ışık koşullarında bile keskin fotoğraf çekebilme imkanını sunuyor. Polarize filtre kullanmak daha kontrast bir görüntü elde etmenize yarayacaktır. Yansımaları kontrol ederek bazı gereksiz parlamalardan ve haze ya da pus olarak bilinen hava içerisindeki partiküllerden yansıyarak fotoğrafta oluşan istenmeyen sis tabakasından sizi bir nebze koruyacaktır. Aynı marka ve aynı model olsa bile her objektif aynı karaktere sahip değildir. Elinizdeki objektiflerin netleme konusunda hassas bir ayara ihtiyacı olabilir. Günümüz DSLR gövdelerinde artık bu ayarı kendiniz de evde yapabiliyorsunuz ama bu detaylarla boğulmak istemezseniz bir servisten yardım alabilirsiniz.

Yüksek megapikselin asıl amacı büyük boyutlu baskı almaktır. Eğer bu şekilde bir ihtiyacınız varsa, özellikle de 100cm ve üzerinde baskı alacaksanız yüksek çözünürlüklü bir gövde almanızda fayda var. Yüksek megapiksel değerine sahip fotoğraflar size kırpma ya da başka bir deyişle krop avantajı sağlar. Herhangi bir şekilde çektiğiniz fotoğraftan krop yardımıyla başka bir fotoğraf elde etmek istediğinizde yüksek megapikselli olmasının avantajı vardır. Aynı koşullar sağlandığında yüksek megapikselli gövdeler düşük megapikselli gövdelere göre daha fazla detay içeren görüntü sunarlar. Bu ise özellikle ürün çekimleri ve makro çekimleri için büyük avantaj sağlar. Eğer bu tür çekimlerle ilgileniyorsanız yüksek megapiksellere yönelmeniz gerekir.

Herkes fotoğrafçı olabilir. Fotoğrafçı hangi tercihi yaparsa yapsın, fotoğrafını toplumla buluşturmaya başladığı andan itibaren artık sorumluluk üstlenmiş demektir. Fotoğrafı meslek olarak seçmiş foto-muhabirlere gelince, ürettikleri haber fotoğraflarını iletişim alanına sundukları için sorumluluklarının da bilincinde olmaları gerekir. Belgesel fotoğrafçı için de bu durum farklı değildir. Sanat fotoğraflarına gelince, toplumla iletişimin önemli bir parçasıdır. Bu alanda üretim yapan fotoğrafçının, kendine ya da bireyin değişimine / dönüşümüne verdiği savaşı toplumsalla buluşturması, eleştirel üsluptan uzaklaşmaması önemlidir. Belgesel fotoğrafçılık, insanları veya hayvanları ya da bir geçmişi, bölgeyi yaşadıkları yer ve ortamlarında bazen çok zor şartlar altında gözlemleyip resimleyerek, o yer ve ya konu hakkında oluşan dökümleri bazen senaryo şeklinde bazen de hikayesel olarak anlatmaktır. Belgesel ile belge fotoğrafçılığını biri birine karıştırmamak da gerekir.

Bir fotoğrafa bakmaktan çok o fotoğrafın ne hissettirdiği önemlidir. Duyusal etkileşim sonrasında izleyicinin, bir fotoğrafı çözümlemek amacıyla o görüntüyle girdiği etkileşime “Fotoğraf Okuma ve Yorumlama” diyoruz. Fotoğraf Okuma; görüntü içerisindeki unsurların (içerik, biçim, teknik unsurlarının) “betimlenmesi” işlemini belirtmektedir. Buradaki “okuma” kelimesi, açıkça anlaşılacağı üzere bu kelimenin çağrışımsal anlamından dolayı kullanılmaktadır. Fotoğraf Yorumlama ise; betimlenen unsurlar ışığı altında “anlamın ortaya konulması”, izleyicinin görüntüden “anlam üretmesi” işlemidir. Çoğunluğunu fotoğrafçıların oluşturduğu fotoğraf izleyicileri, bir fotoğrafı çözümlemeden önce kestirmeden sonuca gitme eğiliminde, yani doğrudan yargı aşamasına geçmektedirler. Fotoğraflar üzerinden yapılan seçme, eleme, sıralama, beğenme gibi eylemlere “Fotoğraf Değerlendirme” denilmektedir.

Kadrajımızda yer alan herhangi bir öğeye netleme yaptığımızda öğenin önünde ve arkasında bir miktar daha net alanla karşılaşırız işte oluşan bu net bölgeye alan derinliği adı verilir. Net olan bölgenin dışında kalan bölge ise bulanıktır yani net değildir. İşte bu durumda konumuz fotoğrafta yer alan diğer öğelerden sıyrılarak ortaya çıkar. Fotoğraftaki yalınlık konusunda da söylediğimiz üzere alan derinliğini fotoğrafımızı sadeleştirmek içinde kullanırız. Alan derinliğinde istenilen kadrajda yer alan ana konunun ya da öğenin belirgin hale getirilmesi ve fotoğrafta istenilmeyen öğelerinde bulanık hale getirilerek konuyu dağıtmasının önüne geçilmesidir.

Nesnenin olduğundan daha net küçük bir resmi daha büyük gösterme tekniğidir. Makro fotoğraflar çekebilmek için makro özellikli özel lensler kullanılmaktadır. Gerçek Makro lensler 1:1 ve üstünde büyütme yapabilen lenslerdir. 1:1 çekim yapıldığı zaman, çekimini yaptığınız objeler makinenizin algılayıcısı üzerine gerçek boyutları ile düşerler. Lens üzerinde ” Macro ” ibaresi yazan birçok lens bulunmaktadır. Ancak sadece 1:1 ve üstünde büyütme yapabilen lensler gerçek makro lensler olarak geçmektedir.  Makro objektifler genelde kısa mesafeden çalıştığı için, yüksek resim ölçekleri (1:1) almak mümkündür. Örneğin; 36mm büyüklüğündeki bir örümcek, bire bir (1:1) resim ölçeğiyle tam boyut (36 mm × 24 mm) algılayıcıyla çekilirse, bütün kareyi doldurur. Mesela 5:1 resim ölçekleri, resimdeki 5mm gerçekte 1mm demektir.